Daha Yakından, Daha Detaylı, Daha Özel: Çağdaş Zamanların Keman Dehası David Garrett

David Garrett, hiç şüphesiz ki yaşayan en önemli keman virtüözlerinden biri… Bu durum, önemli eleştirmenlerce sıklıkla dile getiriliyor. Klasik müziğe taze bir bakış açısı kazandırmasının haricinde, pop ve rock yorumuyla klasik müziği birleştiği klasik crossover türü David Garrett’la yepyeni bir boyut kazandı.

4 Eylül 1980 tarihinde David Christian Bongartz ismiyle Aachen, Almanya’da doğan sanatçının, dünyanın pek çok yerinde gerçekleştirdiği konserlerinin biletleri aylar öncesinden tükenirken o da bu ilginin karşılığını unutulmaz sahne performansıyla veriyor.

Henüz 4 yaşında iken babasının, büyük kardeşine hediye ettiği bir kemanla müzik serüvenine başladı. Sonraki bir yıl içinde ise keman çalmayı hızla öğendi ve 7 yaşında resitaller vermeye başladı. 12 yaşına geldiğinde ise eğitiminin en önemli anlarından birine başladı. Bunun sebebi, Polonyalı keman virtüözü Ida Haendel ile çalışmaya başlamasıydı. Henüz 13 yaşında 2 CD kaydeden Garrett, 14 yaşında Alman plak markası Deutsche Grammophon ile anlaştıktan sonra eğitimine Londra’daki Royal Collage of Music’te devam etti.

 

 

2004’te New York’ta bulunan ve dünyanın en elit sanat akademilerinden biri olarak kabul edilen Julliard School’dan mezun oldu. Bazı moda yazarları, David

Garrett’ı “klasik müziğin David Beckham’ı” olarak nitelendiriyor. Kendisi ise bu tanımdan pek memnun olmadığını röportajlarında dile getirmişti.

Henüz 11 yaşında ilk Stradivarius kemanını alan Garrett’ın, ne yazık ki değerli kemanlarla ilgili biraz üzücü bir anısı var. 2007 yılında 3.6 milyon dolar değerindeki 1772 yapımı Guadagnini marka kemanını, sahnede ayağı takılıp üstüne düşerek kırması, müzik dünyasında uzun süre konuşulmuştu, kendisi de bu duruma karşı duyduğu üzüntüyü defalarca dile getirmişti.

Garrett mevzu bahis olduğunda akıllara gelen belki de ilk şey, ”Dünyanın En Hızlı Keman Çalan Kemancısı” etiketi. 2008 yılında BBC’nin Blue Peter adlı programında Flight of The Bumblebee’yi 1 dakika 6.56 saniyede çalarak Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeyi başardı. Bu rekoru saniyede 13 nota çalarak kırdı. Ancak Garrett, bu rekordan çok daha fazlası.

Tekniğinin yanına duyguları, duyguların yanına da sahne zarafetini eklemesiyle, eşine pek kolay rastlayamayacağınız türden bir müzik fenomeni.

17 yaşında Münih Filarmoni Orkestrası ile, Hindistan’ın bağımsızlık kutlamaları kapsamında Mumbai ve Delhi’de bir dizi konser veren David Garrett, o günden beri dünya çapında sayısız konsere imza attı.

 

 

Gelelim David Garrett’ın konserlerde, albümlerinde yorumladığı, hatta çoğu zaman da aslını gölgede bırakabilen şarkılara…

Garrett, pop ve rock tarzında popüler şarkılara yaptığı cover’larla, klasik müzik severler kadar popüler müzik takipçilerince de büyük bir hayranlıkla takip ediliyor. Michael Jackson şarkısı Smooth Criminal’dan Karayip Korsanları’nın film müziği He is a Pirate’a, Metallica’nın Nothing Else Matters’ından Coldplay’in Viva La Vida’sına kadar birbirinden başarılı cover’lar, David Garrett’ın repertuvarında mevcut.

Bugüne kadar toplam 20 albüm yayınlayan virtüözün albümlerini sıralamakta fayda var: Mozart: Violin Concertos (with Claudio Abbado) (1995), Violin Sonata (1995), Paganini Caprices (1997), Tchaikovsky Conus: Violin Concertos (1997), Pure Classics (2002), Free (2007), Virtuoso (2007), David Garrett (2008), Encore (2008), Classic Romance (2009), Rock Symphonies (2010), Legacy (2011), Music (2012), 14 (2013), Garrett vs. Paganini (2014), Caprice (2014), Timeless – Brahms & Bruch Violin Concertos (2014), Explosive (2015), RockRevolution (2017) ve Unlimited – Greatest Hits (2018)

2018’de yayınlanan Unlimited – Greatest Hits, David Garrett’ı İstanbul’daki en ihtişamlı konseriyle izlememize vesile olacak. Albümün isminden yola çıkarak turnesinin ismini ‘Unlimited Live’ koyan Garrett, 7’den 70’e, her yaştan müzik dinleyicisi için kaçırılmaması gereken bir deneyim yaşatacak Volkswagen Arena’daki konserde, bu turne isminin karşılığını verircesine müzikte sınır tanımayan yorum gücünü sahneye taşıyacak.

21 Eylül’de, Yapı Kredi 75. Yıl Konserleri kapsamında gerçekleşecek bu önemli konserin biletleri hızla tükeniyor. Bu müzik hikayesinden mahrum kalmamanızı tavsiye ederiz.